Çağımızın kanayan yarası aldatılmak




Öncelikle belirtmek isterim ki bu yazıda sizinle paylaştığım her şey tamamen kendi düşüncelerimden ve tecrübelerimden oluşmaktadır. Arada bir genelleme yaparsam da affola 🙂

Bu yazıyı yazma serüvenim çok yakın bir dostumun bana şişmiş gözlerle ve ne yapacağını şaşırmış bir halde “sen benim yerimde olsan ne yapardın?” diye sorması ile başladı…

Çağımızın kanayan yarası aldatılmak

Ona “ben de yaşadım” demek istedim mi tam emin değilim ama ben de bu travmayı yaşamış, yaramı küllendirmiş (!) kadınlardan biriydim. Bir zamanlar “eşim beni aldatırsa bir dakika durmam, boşanırım” diyen ben işte buradayım, hala evliyim. Tabi ki bu benim seçimimdi. Belki siz de içinizden aynı şeyleri geçiriyorsunuz. Ama hayat insana hiç ummadığı şeyler yaşatıyor.

Aldatıldığını anlamanın yolları var mı? Erkekler neden aldatır? Ya da aldatılırsam ne yapmalıyım? Bu ve bunun gibi sorulara verilecek hiçbir cevap için genelleme yapmak mümkün değil. Ama şahsi kanaatimi belirtmem gerekirse bence her kadın aldatıldığını anlayabilir. Bunu kabullenmek ister mi orası da ayrı bir konu. Ama şu bir gerçek ki; bir insanın aşkta yaşayacağı en büyük yıkım bence aldatılmak. Gelişen teknoloji ile birlikte büyüyen ve sürekli sızlayan bir yara.

Çağımızın kanayan yarası aldatılmak. Gittikçe yozlaşan ahlaki değerlerimizle, insanların tatminsizliği ile çığ gibi büyüyen bir yara toplumun içinde. Aile birliğini baltalayan, insanlar arasındaki saygıyı, sevgiyi ve güveni bir anda yok eden bir kemirgen.

Aldatıldığı konusunda şüphe duyan ve bir türlü emin olamayan pek çok bayan eminim ki “aldatıldığımı nasıl anlarım” diye düşünüyordur. İşte size bir tüyo; ilişkinizde birdenbire bir şeyler farklılaştıysa bunu düşünmeye ve iz sürmeye başlayabilirsiniz. Bunun illa ki kötü bir başkalaşım olması da şart değil üstelik. Mesela eşimiz birden bire ve ortada hiçbir şey yokken bize her zamankinden farklı bir ilgi gösteriyorsa, ya da tam tersi size karşı daha soğuksa, birden bire kendine özel alanlar belirlediyse (telefon, internet hesabı v.s.) hemen aklımıza eşim beni aldatıyor mu sorusu gelir ister istemez.

Bunu bilmek mi daha iyi hiç bilmemek mi bilemiyorum. Bilip de eli kolu bağlı kabullenmek zorunda kalacaksanız belki de hiç öğrenmemek bu gerçekle yaşamaktan daha iyi olabilir. Tabi bu kabullenişin bazı geçerli gerekçeleri var yazık ki. Bunu herkes anlayamasa da 🙁

Peki, aldatılmanın acısı nasıl geçer? İşte tam da buradayım ben. Şunu çok açık söyleyeyim; aldatılmanın acısı ve hırsı geçmez, içinizde her an gün yüzüne çıkmaya hazır bekler. Hem de bir ömür boyu. Aldatılmak affedilebilir mi? Bence asla. Öyleyse böyle bir durumda bir evlilik nasıl devam edebilir? Kendinizle barışarak, kendi iç dünyanızda huzuru yakalayarak, bunun kesinlikle sizin herhangi bir yetersizliğinizden değil de tamamen karşı tarafın bencilliğinden, komplekslerinden ve zaaflarından kaynaklandığının bilincine vararak. Peki, kabullenilmeli mi? Şartlarınız uygunsa hayır. Ama bazen mecburiyetler isteklerin önüne geçebiliyor yazık ki 🙁



Sayfa başına git